Gündem

Koronavirüste “laboratuvar sızıntısı” komplosuna bilim dünyası “hayır” diyor

Birçok ülkeden bilim insanlarının ortaklaşa yazdığı yeni koronavirüsün kökeniyle ilgili araştırmalara dair bir makele bu hafta Amerikan Cell dergisinde yayınlandı.

Söz konusu makale, bu alandaki profesyoneller tarafından mevcut bilimsel kanıtlara dayalı virüsün kökeniyle ilgili araştırmalar konusunda yapılan önemli bir değerlendirmedir.

En olası kaynak hayvandan insana geçiş

Makale, bazı Amerikalı politikacıların savunduğu “laboratuvar sızıntısı” teorisini güçlü bir şekilde yalanlayarak yeni korona virüsün en olası kaynağının hayvanlardan insanlara geçiş olduğuna dikkat çekti.

Sydney Üniversitesi Mary Bashir Enfeksiyon Hastalıkları ve Biyogüvenlik Enstitüsü’nden Edward Holmes, ABD’deki Utah Üniversitesi İnsan Genetiği Bölümü’nden Stephen Goldstein, Kanada’daki Saskatchewan Üniversitesi Aşı ve Bulaşıcı Hastalıklar Örgütü’nden Angela Rasmussen ve Glasgow Üniversitesi Virüs Araştırma Merkezi’nden David Robertson dahil olmak üzere dünya çapında 20’den fazla yetkin bilim insanı bu makalenin yazarları arasında yer alıyor. Makalenin ön baskısı Temmuz ayı başlarında açık bilimsel veri platformu Zenodo’da yayınlandı.

Makelede, insanlık tarihinde yeni bir virüs türünün sızıntısının neden olduğu herhangi bir salgın olmadığı ve yeni koronavirüs salgının ortaya çıkmasından önce Wuhan Viroloji Enstitüsü veya diğer laboratuvarların yeni koronavirüs veye yeni koronavirüsün atası olmaya yeterli herhangi bir virüsü incelemekte olduğunu gösteren bir veri bulunmadığı belirtildi.

Wuhan Viroloji Enstitüsü rutin viral genom dizilimi yapıyor, ancak bu operasyon hücre kültürü gerektirmez, bu konudaki risk ihmal edilebilir düzeydedir. Daha önce doğrulanan yeni koronavirüs izolatlarının vahşi tip fareleri enfekte edememesi gerçeği, yeni koronavirüsün laboratuvarda fonksiyonel kazanım çalışmaları yoluyla elde edilmesinin mümkün olmadığını gösteriyor.

Wuhan Viroloji Enstitüsü tarafından bildirilen RaTG13 yeni korona virüse en benzer korona virüs olarak biliniyor. Bazıları RaTG13’ün yeni korona virüsün kaynağı olabileceğini iddia etmişti.

Makaleye göre, Wuhan Viroloji Enstitüsü hiçbir zaman RaTG13 korona virüsünü geliştirmedi ve sadece kısa dizileme fragmanlarıyla RaTG13’ün nükleotid dizisini birleştirdi. Genetik rekombinasyon gibi faktörler dikkate alınırsa, diğer üç yarasa korona virüsü olan RmYN02, RpYN06 ve PrC31, yeni korona virüs ile daha yakın bir ortak ataya sahip olabilir, fakat bu üç virüsün hiçbiri Wuhan Viroloji Enstitüsü tarafından toplanmadı, ayrıca bu virüslerin gen dizilimi salgının ortaya çıkmasından sonra tamamlandı.

Makalenin yazarları, yeni korona virüs zoonotik kökenini ve doğal evrimini destekleyen kanıtları da gözden geçirdi.

İnsanları enfekte edebilen virüslerin çoğunun, daha önce  insanda korona virüsler gibi zoonotik kökenli olduğuna değinilen makaleye göre, yeni korona virüsün epidemiyolojik geçmişine bakıldığında, ortaya çıkmasının, hayvan pazarıyla ilgili, virüslere insan maruziyetinin neden olduğu daha önceki koronavirüs salgınına benzer.

Yeni koronavirüs, ortaya çıkışından bu yana, pandeminin erken dönemlerinde ortaya çıkan D614G mutasyonu ve spike proteinin reseptör bağlama alanındaki bazı mutasyonlar dahil olmak üzere sık sık mutasyona uğradı.

Bu mutasyonlar, virüsün insan kitlesinde yayılmasından sonra meydana gelir ve bu da virüsün uyum kabiliyetini arttırır. Bu yeni korona virüsün ilk ortaya çıktığında spike proteininin insan hücreleri ile ilgili reseptöre bağlanmasına uyum sağlayacak kadar optimize edildiği iddiasını da yalanladı.

Makalede şu anda yeni koronavirüsün laboratuvardan kaynaklandığına ve herhangi bir erken COVID-19 vakasının Wuhan virüsü araştırmalarıyla bir bağlantısı olduğuna dair kanıtların bulunmadığı sonucuna varıldı.

Ders alınmazsa insanlık savunmasız kalacak

Makaleye göre, yabani hayvanlar ticaretinde sıklıkla meydana gelen insan-hayvan temasıyla karşılaştırıldığında, virüsün laboratuvardan kaynaklanması mümkün değildir.

Yeni korona virüsün zoonotik kökeni, işbirliği içinde araştırmalar yoluyla tam olarak incelenmezse, dünya gelecekte aynı insan faaliyetlerinin neden olduğu bir pandemiye karşı yine savunmasız ve kırılgan kalacaktır.

Kaynak: Çin Uluslararası Radyosu
Hibya Haber Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu