Gündem

Nazlıaka’dan Dünya Çevre Günü mesajı

1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’ndan bu yana 5 Haziran tüm dünyada “Çevre Günü” olarak kutlanıyor. Türkiye bu özel günü, Paris İklim Anlaşması’nın hâlâ Meclis’ten geçirilmemesinin gölgesinde geçiriyor. Elbette tek sorun bu değil…  Nükleer santrallardan termik santrallara, duble yollar ve inşaatlar için kesilen ağaçlardan, imara açılan zeytinliklere ve tarıma kadar doğa talan edilmeye devam ediyor.

Doğanın yeşilini doların yeşiline çevirmeyi hedefleyen iktidar, talan ve yağmayı meşrulaştırmak için elinden geleni yapıyor. Yeşil Yol, Cerattepe, Kazdağları, İkizdere, Salda Gölü başta olmak üzere ülkenin dört bir yanı talan ediliyor.

Talan edilen bütün alanlarında, kadınlar mücadelenin en önünde yer alıyor, çünkü doğa katliamı kadınların hayatına daha fazla zarar veriyor. Özellikle kırsal alanda üretimle doğrudan bağları olan kadınların, canları pahasına mücadeleyi omuzladıkları görülüyor. Nasıl omuzlamasınlar ki? Yer altı suları, tarım alanları ve soludukları hava kirleniyor, toplu hayvan ölümleri yaşanıyor, tüm yaşam tehdit altında kalıyor. Kendi yaşam alanları kadar çocuklarını ve gelecek nesilleri düşünen kadınlar, mücadeleden vazgeçmiyor.

Direngen erkeklerin mücadelelerini de elbette yadsımıyoruz ama doğa katliamı mücadelesinde kadınların daha cesur olduğu gerçeği de gün gibi ortada duruyor. Cerattepe’de mücadeleye ömrünü adayan Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Nur Karahan, Gerze direnişinde Şengül Şahin, Yeşil Yol’da ‘Halkım Ben’ diyen Havva Ana, İkizdere’de meydan okuyan Ayşe Baş ve daha niceleri…

Dağına, taşına, havasına, suyuna sahip çıkan ve şahsım hükümetinin bütün güç aygıtlarına karşı dimdik direnen kadınların mücadelesi dilden dile dolaşıyor. Güvenlik güçlerine direnen kadınlar, ülkenin dört bir yanından aynı isyanı yükseltiyor: “Bu hukuksuzluğa çanak tutmayın!” diyor.

Direngen kadınların isyanının bastırılamayacağını, seslerinin kısılamayacağını çok iyi biliyoruz. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak bu kadınlara omuz vermeyi ve seslerine ses katmayı görev biliyoruz. İktidarımızda bu talan ve yağma düzenine son vereceğimize söz veriyoruz. “Halka rağmen” değil “halkla birlikte” karar alacağımızı açıkça beyan ediyoruz.

Toprağın üstünün altından daha değerli olduğunu yıllardır anlatan biziz. “Altın yerinde dursun biz yaşamı istiyoruz” diyen biziz. “Bu topraklarda 70 yaşına geldik, bırakın torunlarımız da bu topraklarda bu kadar yaşasın” pankartı taşıyan biziz. Biz halkız. Halkın iktidarını kuranlar da bizler olacağız. 

TALANA VE YAĞMAYA İLİŞKİN AKP’NİN KARNESİ ZAYIFLARLA DOLU

Kutlanacak çevre günü bırakmayan AKP hükümeti, iktidarda bulunduğu 19 yıl boyunca doğa ve kentler üzerinde yağma talanı esas aldı. AKP Hükümeti’nin 19 yıllık talan karnesi zayıflarla dolu:

Doğal varlıklar, ranta açıldı: Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun içinde yer alan Madde 80 ile ülkenin tüm doğal varlıkları itirazsız meta hâline getirildi.

Şirketler istediği yerde istediği büyüklükte devletin vereceği hibe kredilerle yatırım yapabilecek, vergiden muaf tutulacak hatta 5 yıl boyunca çalıştırdığı işçilerin SGK primlerini ve stopaj vergilerini de devlet ödeyecek.

Daha önce yasalar ve uluslararası sözleşmelerle korunan 1. Derece Doğal SİT Alanları, 1. Derece Arkeolojik SİT Alanları, Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Alanları, ekolojik alanlar, önemli doğa alanları, orman alanları, yaylalar, meralar, sulak alanlarda HES, termik santral, nükleer santral, maden ocağı, taşocağı vb. her türlü yatırımın yapılabilmesine olanak tanındı. 80’inci Madde diye anılan yasa ile anayasaya dahi aykırı düzenlemeler yapıldı, sermayenin önü tamamen açıldı, hukuki itiraz yolları kapatıldı.

Zeytinlikler imara açıldı:  Türkiye’deki zeytinliklerin sanayileşmeye açılmasına neden olacak “Üretim Reform Tasarısı” Meclis Komisyonu’nda kabul edildi. Tasarının yasalaşması ile milyonlarca ailenin geçimin sağlayan zeytin ağaçlarının kesilmesinin önü açıldı. Zeytinlik alanlarında maden ocağı ve sanayi tesisi yapılmasına yol verildi.

>>Tarım alanları imara açıldı:  Toprak kanunlarında yapılan değişikliklerle ülkenin dört bir yanındaki verimli tarım alanları imara açıldı.

ÇED kararları: Son yasal düzenleme ile ÇED izninin kapsamı daraltıldı.

3 Van Gölü Büyüklüğünde Sulak Alan Kaybedildi: Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın 2019’da yayımladığı rapora göre, Türkiye’de son 50 yıl içinde, 3 Van Gölü büyüklüğünde (1,3 milyon hektar) sulak alan kaybedildi.

Kirli Hava Soluyoruz: Hava kirliliği de çevre sorunlarının başında geliyor. Ölümcül sonuçlara neden olan hava kirliliğinin baş nedeni kömürlü termik santrallarden kaynaklı fosil yakıtlar. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun verilerine göre, 2019 yılında Türkiye’de hava kirliliği (PM10) yeterli veri olan 51 ilin yüzde 98’inde Dünya Sağlık Örgütü’nün sınır değerlerinin üzerinde gerçekleşti.

Türkiye’nin Maldivleri’ne Hançer:  “Türkiye’nin Maldivleri” olarak anılan Salda Gölü’nde dava süreci devam ettiği halde yapılan ‘Millet Bahçesi’ projesinde sona gelindi. ‘Bir çivi bile çakılmayacak’ denilen Burdur Yeşilova’daki doğa harikası Salda Gölü’nün millet bahçesi yapılan bölümündeki beyaz renkli kumların rengi değişti.

İkizdere direniyor: İkizdere’de 17-25 Aralık sürecinde halka ettiği küfürlerle hafızalara kazınan iktidarın kamu ihalelerini servis etmesiyle bilinen ‘beşli çeteden’ Mehmet Cengiz’in taş ocağı için en az 32 bin ağacın kesilmesi planlanıyor. İkizdere’de direniş sürüyor.

Kazdağları’nda 347 bin 815 Ağaç Kesildi: Kazdağları’nda nöbet tutan yaşam savunucularının bütün itirazlarına karşın madenci şirket Alamos Gold 347 bin 815 ağaç kesti.

Yeşil Yol Israrı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki ‘Yeşil Yol’ adlı betonlaşma projesini Temmuz 2020’de durdurmuştu. Fakat Rize İl Özel İdaresi, mahkeme karalarıyla iptal edilen Yeşil Yol Projesi’ni 2020-2024 Stratejik Planları kapsamına aldı.

Cerattepe Çeyrek Asırdır Direniyor: Artvinliler sürdürdükleri kararlı direniş ile Cominco ve İNMET Maning şirketleri bölgeden gönderildi. Cengiz Holding gelene kadar önemli kazanımlar elde edildi. Cengiz’in gelişi ile hukuk durdu. Hükümetin bütün imkânları Cengiz Holding’in maden çıkarması için seferber edildi. Cerattepe’de çeyrek asrı aşan mücadele devam ediyor.

Hibya Haber Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu